Başlığım

21. Yüzyılda Öğretmenlik Mesleği Konuşuldu

İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Mustafa Necati Konferans Salonunda Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sencer Çorlu tarafından “21. Yüzyılda Öğretmenlik Mesleği” konulu konferans verildi.

21. Yüzyılda Öğretmenlik Mesleği Konuşuldu
21. Yüzyılda Öğretmenlik Mesleği Konuşuldu admins
Bu içerik 198 kez okundu.

Konferansa Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Bayri, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sencer Çorlu, akademik ve idari personel ile öğretmenler katıldı.

Öğretmenlik yaptığı okullar hakkında tecrübelerinden bahseden Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sencer Çorlu, “Öğretmenliğe başladığım zaman ilk öngörüm öğretmenliğin çok zor olduğuydu. Çünkü toplum içerisinde öğretmenliğe saygı duyulmuyordu. Ne biçim meslek seçmişim ne öğrencilerden ne de velilerden hiç saygı görmüyorum diye düşünüyordum. Fakat araştırmalara göre Türkiye aslında diğer mesleklere kıyasla öğretmenlik mesleğine en saygı gösteren toplumların başında geliyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’de herkesin matematikten nefret ettiğini dile getiren Doç. Dr. Sencer Çorlu “Ne zaman mikrofon uzatılsa öğrenciler en kötü derslerinin matematik olduğunu söylüyor. Türk öğrenciler matematiğe karşı olumlu tutuma sahip öğrenci sıralamasında en baştalar. Hep ilk üçte, hiç dördüncü olmadılar. Bu inanılmaz bir şey değil mi? Aslında sınıftaki öğrenci matematiği seviyor ama matematik dersi hakkında o kadar da olumlu bir tutuma sahip değil. Yani öğrenci sanki dersle branşı ayırıyor. Branşın kendisine karşı meraklı ama derste sıkıntıdan patlıyor. Matematikte başarılı olmak istiyorsanız matematikten nefret ediniz. Eğer matematiği sevmezseniz matematikte başarılı olursunuz gibi bir olay ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin kendisini kravatıyla ya da başka bir sebeple severlerse branşını da seveceklerini belirten Doç. Dr. Sencer Çorlu, “Branşımı severlerse daha iyi öğrenirler, daha iyi öğrenirlerse daha başarılı olurlar ve ben de daha mutlu olurum.” dedi.

Gelişmiş ülkeler ortalamasına göre Türk öğretmenlerin sınıfta çok az devamsızlık yaptığını aktaran Doç. Dr. Sencer Çorlu “Ben hasta olduğum zaman bile sınıfa gideyim de kendime geleyim diyorum. Yabancılarla çalıştığımda ise genelde şu oluyor. Boğazım ağrıdı, sesim kısıldı bugün derse gelmeyeceğim. Yani bizdekinin tam tersi.” şeklinde konuştu.

Türk öğretmenlerin gelişmiş ülkeler ortalamasına göre değişime direnmediğini söyleyen Sencer Çorlu “Değişime diğer ülkelere göre daha az direniyorlar bunun sebebi de çok genç olmalarıdır. İnanılmaz genç öğretmen kitlesi var. Bu insanlar belki de çok iyi yetişmeden mesleğe başladıkları için bir şeyler öğrenmek konusunda istekliler. Türk öğretmenler öğrencilere kötü davranmıyor.” sözlerine yer verdi.

Problemlerden bir tanesinin de öğretmenin derse çok hazır gelmemesi gibi gözüktüğünü dile getiren Sencer Çorlu “Araştırmalar gösteriyor ki bir öğretmenin öğretmenlik stilinin en büyük belirleyici etkisi ona nasıl öğretmenlik yapıldığıdır. Yani bana nasıl matematik öğretildiyse ben de o şekilde öğretmenlik yapmaya devam ediyorum.” sözlerini kaydetti.

Piyasadaki insanlar ve üniversitelerdeki insanlarda eğer karmaşık problemlere çözüm bulmak istiyorlarsa beraber çalışmak zorunda olduğunu belirten Çorlu “Ekip olabilmenin en büyük şartı önce kendi uzmanlığın olmalı sonra senin uzmanlığından anlayabilmeli ve konuşabilmeliyiz. Konuşabildiğimiz zaman ortak bir probleme çözüm bulabiliriz. Eğer ben senin ne üzerinden çalıştığını bilmezsem karmaşık bir problem olur.” ifadelerini kullandı.

“Öğretmenlik Her Öğrenciye Faydalı Olabilmektir”

Çorlu, yurt dışında öğrendiklerini Türkiye’de nasıl hayata geçirebileceğini anlatarak şunları söyledi:

“Yurt dışından sonra Türkiye’ye geldim. İlk yaptığım şeylerden bir tanesi Türkiye’nin farklı yerlerini gezmek oldu. Farklı illerde nasıl öğretmenlik yapılıyor bunu anlamaya çalışıp ve çokça okul gezip bunların notlarını tutmaktı. Öğretmenlik her öğrenciye faydalı olabilmektir. Öğretmen olarak derdim Türkiye’nin eğitim ve politik sorunlarını çözmek değil sınıfımdaki 20 kişiye ben nasıl faydalı olurum. Bunun derdinde olmam gerekiyor. Bunu düşünürüm. İnsanlara konsantre olursak gerçekten de fark yaratabiliriz. Bundan sonra istediğimiz şey ise daha uluslararası olmak eğer takip ederseniz sosyal medyadan neler yaptığımızı görebilirsiniz. Tabi bu alanda bir tek ben çalışmıyorum. Amerika’da ve Türkiye’deki arkadaşlarla çalışıyoruz.”

STEM sisteminin içeriklerinden bahseden Çorlu “STEM içerisinde dört şeyden bahsettik. Proje bazlı öğrenmeleri, bilimsel sorgulama, hesaplamalı düşünme ve matematiksel modelleme dedik. Birçok yerdeki öğretmenler öğrencilerine daha faydalı olsun diye böyle bir sistem geliştirdik. Ama en baştan iddiam şu ki iyi matematik ve fen öğretimi sadece belirli bir grup öğrencinin farkı değildir. İntegral öğrenmek her öğrencinin hakkıdır. Hiçbir öğrenci görme engelli bile olsa geometri öğrenmekten mahrum bırakılamaz. Biz buna inanıyoruz ve bunun bir hak olduğunu düşünerek gerçekleştiriyoruz. Bunu en uygun şekilde öğretmenin öğrenciye o ortamı sağladığını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Sencer Çorlu Prof. Dr. Nevzat Bayri İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Battalgazi Belediye Çalışanları Kan Bağışına Yoğun İlgi Gösterdi
Battalgazi Belediye Çalışanları Kan Bağışına Yoğun İlgi Gösterdi
MAGEF 16. Kitap Okuma Etkinliğini Arapgir’de Düzenledi
MAGEF 16. Kitap Okuma Etkinliğini Arapgir’de Düzenledi