Başlığım

28 Şubat Darbesi 22 Yılı Geride Bıraktı

İnönü Üniversitesi Kütüphane Salonu’nda 28 Şubat isimli konferans düzenlendi. Konferansa İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Karabulut, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Tuncel, Dr. Öğr. Üyesi Işıl Arpacı, akademik personel ve öğrenciler katıldı.

28 Şubat Darbesi 22 Yılı Geride Bıraktı
28 Şubat Darbesi 22 Yılı Geride Bıraktı admins
Bu içerik 173 kez okundu.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay yaptığı konuşmada "Bir yıl dönümünde daha geçmişi hatırlayıp, oradaki yanlışları, bilerek uygulanan problemleri tekrar etmek ve buradan çıkan dersleri günümüze ve geleceğe ders olarak aktarmak, kendi vizyonumuza birtakım bilgi ve tecrübeler çıkarmak için hocalarımızı dinleyeceğiz. 28 Şubat’ı hocalarımız bizzat yaşamış kişiler ve ben de bizzat 28 Şubat’ın kendisini ve sonrasını yaşamış, o dönemin bir üniversite hocasıyım. 22 yıl önceki 28 Şubat, post modern bir darbeydi.  28 Şubat, Türkiye tarihinde önemli bir hadise. Yanlışlarıyla ve hatalarıyla gündemde, bir daha değerlendiriyoruz. Benzer hataların ve hadiselerin tekrarlanmaması için tedbirlerimizi ona göre almalıyız. Bunlardan ders alıp bundan sonraki vizyonumuzu bu ders ışığında ortaya koymalıyız." şeklinde konuştu.

28 Şubat’ın teorik olarak nelere karşılık geldiğinden bahseden Doç. Dr. Gökhan Tuncel "Şöyle bir yargıyla başlasak, kişiler ve toplumlar iddialarıyla sınanırlar. Osmanlı’nın son döneminden itibaren başlayan bir serüven var: Batılılaşma Serüveni. Bu serüvenin içerisinde özellikle belirli kavramlar ‘özgürlüklerin genişletilmesi, demokrasi, katılımcılık, insan hakları, hukuk, bilimsel bilgi, eleştirel düşünce’ benimseniyor. Bu anlamda Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da belirli dönemlerde bu sınanma, çok daha keskin bir şekilde oluşmaya başlamıştı. 28 Şubat’ı bu açıdan değerlendirmek gerek diye düşünüyorum. Post modernin ne olduğu konusunda hiç kimse hemfikir değil. Onun için darbe desek, tam darbe değil. Nereden bakacak olursak farklı bir şey söyleyeceğiz. Ya sadece asker mi yönetime etki etmiş, ya da asker mi gerçekten tam belirleyici? Böyle karmaşık bir yapıyı anlamaya çalışmanın yolunun, kurumların üzerine gitmekle mümkün olmadığını düşünüyorum. Bunu oluşturan zihin dünyasının arka planında neler var, oraya bakmak lazım." diyerek 28 Şubat’ın sadece ön yüzünü değil, arka planında nelerin olduğunu da araştırmak gerektiğini söyledi.

Konferansın konuşmacılarından Dr. Öğr. Üyesi Işıl Arpacı, demokrasi ve 28 Şubat arasındaki ilişkiyi şöyle açıkladı:

“Demokrasiyi en basit şekliyle, halkın halk için, halk tarafından yönetimi olarak tanımlarız. Demokrasi ve darbeler arasında bir tezat vardır. Halkın, halk için halk tarafından yönetilmesi ile darbe arasında hiç ilişki bulunmaz ama siyasal akım böyle bir ilişkiyi oldukça başarılı bir şekilde sürdürüyor. Çünkü Türkiye’deki askeri darbeler 27 Mayıs’tan başlayarak kendini gerekçeyle meşrulaştırıyor. Bir tanesi laikliği korumak öbürü de demokrasiyi muhafaza etmek ve demokrasiyi yeniden tesis etmek. Dolayısıyla 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 15 Temmuz hepsi demokrasiyi korumak için yapılır. Bir darbenin bir demokrasiyi nasıl yeniden tesis edebileceğini darbeler yoluyla, nasıl demokrasiyi koruyabildiği mantığı ‘Militan Demokrasi’ anlayışıyla açıklanır. Buna göre demokrasi, demokrasi için feda edilebilir. Bu anlamda demokrasiyi kurtarmak için Türkiye’de yapılan şey, demokrasiyi toplumdan soyutlamaktır. Yani toplum ve siyaset arasındaki ilişkiyi minimize ederek demokrasiyi yeniden oturtmak ya da demokrasiyi yeniden sağlamlaştırmak, bir anlamda demokrasiyi toplumdan tecrit etmek, yani toplumsuz bir demokrasi yaratmaktır.” dedi.

28 Şubat darbesinin sadece siyasal alanda değil, aynı zamanda ekonomik alanda da büyük etkisi olduğunu belirten Prof. Dr. Recep Karabulut şunları söyledi:

“Ekonomik anlamda bizi sıkıntıya koyan gelişmeler oldu. 1998’den itibaren başlayıp 2001 yılının sonuna kadar, eğer İmar Bankası’nı bir tarafta tutarsak, 21 banka Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildi, yani iflas etti. 22 bankanın parası yok oldu.  28 Şubat, ülkenin sosyolojik olarak birbirlerine düşmanca tavırlarının yanında, daha sonra uzun yıllar devam edecek ekonomik krizin de bir başlangıcı oldu.”

Konferans sonunda konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladı.

Doç. Dr. Gökhan Tuncel Prof. Dr. Ahmet Kızılay Prof. Dr. Recep Karabulut Dr. Öğr. Üyesi Işıl Arpacı 28 Şubat Konferansı
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Malatya da Balıklandırma Çalışmaları Yapıldı
Malatya da Balıklandırma Çalışmaları Yapıldı
Devlet ile Vatandaş Arasında ki İletişim Ağı Güçlenecek
Devlet ile Vatandaş Arasında ki İletişim Ağı Güçlenecek